Kısaca İnancımız

Charles C. Ryrie

Dikkat: Bu web sitesinde sunulan bu çeviriyi indirmek veya yazdırmak Tanrıbilim Hazinesi’ne verilen İzne dâhil olmadığından dolayı yasaktır.
Bu içeriğin basılı şeklini temin etmek isterseniz, lütfen İletişim sayfamızı kullanarak bizimle irtibata geçiniz.

Kısaca İnancımız KapağıGİRİŞ

İnancımızın ana hatlarını içeren bu kitapçık, Kutsal Kitap’ta öğretilen teolojinin 10 temel kategorisinin kısa bir özetidir. Kutsal Yazılar üzerine tümevarımsal bir çalışmadan doğmuştur.

Bu notları, imanlılara neye inandıklarını anlamalarına yardımcı olması amacıyla sunuyoruz. Bunları okumanın ve Kutsal Yazılar üzerinde derin düşünmenin, kardeşlerimizin “Tanrı’yı bütün yürekleri, canları ve akılları ile sevme” arzularını derinleştirmesini umuyoruz.

Bu notlar ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde “A Synopsis of Bible Doctrine” adıyla Moody Publishers, 820 N. LaSalle Blvd., Chicago, IL 60610 tarafından basılmıştır (Teilf Hakları © 1986). Türkçeye izinle çevrilmiştir. Her Hakkı saklıdır.

 

I. KUTSAL KİTAP ÖĞRETİSİ

A. GİRİŞ

1. Mesih imanlıları, Kutsal Kitap’ı inanç, eylem ve düşünceleri için tek yetki kaynağı olarak kabul ederler. Kutsal Kitap’ta yazılanlara boyun eğen bir tutum içinde olurlar.

2. Kutsal Kitap’ın Metinsel ve Tarihsel Özellikleri:

a. Kutsal Kitap’ın korunması. Kutsal Kitap elyazmaları tarih yazını açısından iki önemli noktada diğer bütün eski eserlerden üstündür:

1) Korunan Kutsal Kitap elyazmaları daha çoktur.

2) Korunmuş bu Kutsal Kitap elyazmaları ile asıl elyazmaları arasındaki zaman aralığı çok daha kısadır.

b. Kutsal Kitap’ın odak noktası. Kutsal Kitap otuzdan çok yazar tarafından üç dilde, üç kıtada ve 1550 yıldan uzun bir sürede yazılmış olmasına karşın, tek kişiyi, İsa Mesih’i odak almıştır. İsa Mesih’in kimliği ve yaptıkları, Yeni Antlaşma öğretişinin ve Eski Antlaşma peygamberliklerinin odağıdır.

B. VAHİY

1. Vahyin tanımı: Hem Tanrı’nın insanlara verdiği mesajın    açıklanması yöntemine hem de mesajın içeriğine vahiy denir.

2. Vahyin yolları:

a. Birinci yol genel vahiydir. Genel vahiy:

1) Doğada (Rom. 1:18-21; Mez. 19:1-6).

2) Evrenin varlığını sürdürmesinde (Kol. 1:17; İbr. 1:3).

3) Tarihin gelişiminde (Dan. 2:28-45; 9:24-27; Elç. 17:22-31).

4) İnsan vicdanında görülür (Rom. 2:14-15).

b. Vahyin ikinci yolu özel vahiydir. Özel vahiy biçimleri şunlardır:

1) Mucizeler (Yu. 2:11).

2) Düşler ve görümler (Dan. 7; Yar. 41).

3) İnsanla doğrudan iletişim (Elç. 22:17-21).

4) Mesih’in Eski Antlaşma döneminde “RAB’bin Meleği” olarak görünüşü (Hak. 13:3-23; Yşu. 6:1-2).

5) Diri Söz, İsa Mesih (Yu 1:14,18; İbr. 1:1-3).

6) Yazılı Söz, Kutsal Kitap. Kutsal Kitap kurtuluş için gerekli olan bilgiyi sağlar.

3. Soru: Tanrı kendini buyruklar ve yasalar gibi yollar kullanarak açıklamakla yükümlü müdür?

Yanıt: Tanrı, kendi vahyinin nasıl olacağı konusunda yalnız kendine karşı yükümlüdür. Kimse Kutsal Kitap’ta öykü, yasa, mektup ve şiir gibi değişik yazın biçimleri kullanılmasına dayanarak Kutsal Kitap’ın Tanrı Sözü olmadığını savunamaz. 

C. ESİNLENME 

1. Esinlenmenin tanımı: 2. Petrus 1:19-21’de esinlenme tanımlanır: İnsanlar, “Kutsal Ruh’ça yöneltilerek” yazmışlardır. Tanrı, seçtiği yazarları öyle yönlendirmiştir ki, yazarlar asıl elyazmalarında kendi özgün kişiliklerini, üsluplarını ve sözcük dağarcıklarını kullanarak Tanrı’nın insana verdiği vahyini hatasız bir biçimde oluşturmuş ve kaydetmişlerdir.

2. Bu öğretinin özellikleri:

a. Asıl elyazmalarını kapsar.

b. Kusursuzluk ve yanılmazlık belirtir. Kusursuzluk, Kutsal Kitap’ın hiçbir çelişki veya hata barındırmadığı anlamına gelir. Kutsal Kitap’la ilgili bütün bilgi elde edildiğinde ve doğru yorumlandığında bu kusursuzluk açıkça görülecektir. Kusursuzluk tarihsel ve bilimsel konular dâhil Kutsal Kitap’ın bütün sözlerini içerir.

c. Esinlenme Kutsal Kitap’ın her sözünü kapsar. Yalnızca öğretiler, ‘iman ve uygulamalarımla’ ilgili veya kişisel olarak bizde esin uyandıran bölümler değil, Kutsal Kitap bütünüyle esinlenmiştir.

3. Kusursuzluk ve esinlenme öğretisinin dayanağı:

a. İsa’nın sözleri, O’nun Kutsal Yazıların kusursuzluğunu kabul ettiğini gösterir (Yu. 10:35; Mat. 5:17-20). Kusursuzluk, İsa’nın öğretişlerine ve Tanrı’nın doğasına dayanır (Say. 23:19).

b. 2Ti. 3:16, Kutsal Yazıların yazarının Tanrı olduğunu    belirtir.

c. Yas. 18:15-22 ve Yer. 23:16-40’a göre kimse Tanrı’nın onayı dışındaki kendi konuşmaları ve yazılarında Tanrı yetkisi olduğunu iddia edemez.

ç. Kutsal Yazılarda sözcükler önemlidir. Örneğin, Gal. 3:16’da Pavlus, Yar. 22:18’den alıntı yaparken, mantığını bir tekil ada dayandırır; İsa, Mat. 22:31, 32’de Çık. 3:6’dan alıntı yaparken, mantığını bir fiilin zamanına dayandırarak kanıtlar.

d. Tanrı’nın doğrudan sözlerinden önce söylenen, “RAB şöyle diyor” gibi ifadeler peygamberlerin kendi sözlerini değil, Tanrı’nın sözlerini söylediklerinin farkında olduklarını gösterir.

Ç. KUTSAL KİTAP’IN TANINMASI

1. Tanımanın temel noktası: Kutsal Kitap kendi doğruluğunu kanıtlar. İmanlılar topluluğu konseyleri, yalnızca kitapların kendilerine özgü yetkiyi tanımışlardır.

2. Eski Antlaşma’nın Tanınması:

a. Eski Antlaşma bölümlerinin yazılır yazılmaz Kutsal Yazı olarak benimsendiklerine ilişkin kanıtlar vardır (Yas. 31:24-          26; Yşu. 24:26; 1Sa. 10:25 vs.). Temel ölçüt, yazarların Musa’dan sonraki peygamberlik kitaplarında yer almaktadır.

b. Yeni Antlaşma’da Eski Antlaşma’nın 39 kitabından da alıntılar veya bu kitaplara göndermeler bulunur.

3. Yeni Antlaşma kitaplarının tanınma ilkeleri ve tarihi:

a. İlk ölçüt: Yazar. Kitap bir elçi tarafından veya bir elçinin        denetimi altında yazılmış olmalıdır. Bu ölçüt yazar, yazılış zamanı (elçilerin döneminde olmalı) ve içerikle (elçilerin öğretisiyle uyumlu olmalı) ilgilidir.

b. İkinci ölçüt: Evrensellik. Kitap geniş bir biçimde yayılmış ve her ulaştığı yerde benimsenmiş olmalıdır.

c. Yazıların bazılarının yazıldıkları zaman yetkili ve esinlenmiş olduğu tanınmıştı. Örneğin Petrus, 2Pe. 3:16’da, Pavlus’un yazılarının esinlenmiş olduğunu doğruladı. Pavlus kendi yazdıklarının yetkili olduğunu belirtti ve elden ele dolaşmasını istedi (1Ko. 14:37; Kol. 4:16; 1Se. 5:27).

ç. İkinci yüzyılda Yeni Antlaşma’nın 27 kitabının yirmisi, tanınma ilkelerine uygun olarak kabul edildi (Muratori Listesi İ.S. 170). Yeni Antlaşma’nın 27 kitabının sıralandığı ilk resmi liste, Kartaca’da İ.S. 397 yılında yayınlandı.

D. AYDINLATMA

Kutsal Yazıların doğru anlaşılması ve uygulanması için bir imanlıyı bilinçlendirmek, Kutsal Ruh’un işidir (Yu. 16:13-15; 1Yu. 2:20, 27).    

 

II. TANRI ÖĞRETİSİ

A. TANRI’NIN VAR OLMASI

Kutsal Kitap yazarları Tanrı’nın var olduğunu hem varsaymış hem de kanıtlamışlardır (Yar. 1:1; Rom. 1:18-22). Tanrı yalnızca kendini açıklamak istediği sınırlar içinde bilinebilir. Bu Tanrı bilgisi, bireyin Tanrı’yla ilişkisine dayanır ve böylece bireyin bütün yaşamını etkiler.

B. TANRI’NIN SIFATLARI

1. Sıfat, bir varlığın doğasında olan bir özelliktir. Varlıklar sıfat aracılığıyla tanımlanır ve diğerlerinden ayrılır.

2. Tanrı’nın sıfatlarının açıklanması:

a. Tanrı ruhtur: Tanrı fiziksel değildir (Yu. 4:24).

b. Tanrı tektir: Tanrı özde birdir ve O biricik ve tek Tanrı’dır (Yas. 6:4; 1Ti. 2:5).

c. Tanrı sonsuzdur:

1) Tanrı’nın mekânla ilişkisi: Tanrı’nın sınırı ve bitimi yoktur (Yer. 23:23, 24; 1Kr. 8:27).

2) Tanrı’nın zamanla ilişkisi: Tanrı zamandan aşkındır, yine de zaman içinde etkin olabilir (Mez. 90:2; 102:26, 27).

ç. Tanrı değişmezdir: Tanrı özü değişmez ve değiştirilemez (Yak.1:17; Mal.3:6).

Soru: Tanrı düşüncesini değiştirebilir ya da pişmanlık         duyabilir mi? (Örn. Yar. 6:6; Yun. 3:10)

Yanıt: “Tanrı pişman oldu” sözü, Tanrı’nın insanla ilgili açıklanan tasarısını anlamamız için yazılmıştır. Tanrı’daki bu “değişiklik”, Kutsal Kitap’ta insanın başkaldırısının ya da pişmanlığının bir sonucu olarak ortaya çıkar, ama yine de Tanrı’nın tasarısının ve önbilgisinin içindedir. Bu tür ifadeler Tanrı’nın değişmezliğini gösterir. Tanrı’nın değişmez özü ve sıfatları, değişmekte olan insanlıkla uygun ve tutarlı bir biçimde ilgilenmektedir.

d. Tanrı her yerde hazırdır: Tanrı kendi doluluğuyla her yerdedir (Mez. 139:7-12).

e. Tanrı egemen ve bağımsızdır: Tanrı en yüce yargıçtır, ne isterse yapar. Bütün diğer varlıklar O’na bağımlıdır (Mez. 115:3; Yşa. 40:12-26; Eyü. 42:1-6).

f. Tanrı her şeyi bilendir: Tanrı geçmişte, şimdide ve gelecekte olan ve olması olanaklı her şeyi bilir (Mez. 139:1-6).

g. Tanrı adil ve doğrudur. Tanrı sürekli kendi doğasına uygun davranır. İnsanlara eşit davranır (Mez. 9:7-9; 11:7; Yer. 9:24; Elç. 17:31).

h. Tanrı sevgi, lütuf ve merhamet gösterir. Tanrı başkaları için en iyi olanı arzular (ki bu kendi isteğidir). Tanrı hak etmeyenlere ve ezilenlere iyilik bağışlar, hak edenleri yargıdan esirger (Mez. 136; Ef. 2:4, 5; Rom. 3:24; 5:5-8; 1Yu. 4:7-11).

ı. Tanrı gerçek ve sadıktır: Tanrı her zaman bütün sıfatlarıyla uyum içinde davranır (Say. 23:19; Rom. 3:4; İbr. 6:18

i. Tanrı, her şeye gücü yetendir: Tanrı isteklerini yapmak için sınırsız güce sahiptir (Yer. 32:17, 27).

j. Tanrı kutsaldır: Tanrı eşsizdir ve kirlilikten ayrıdır (Çık. 15:11; Mez. 99; Yşa. 6:3, 40; 1Yu. 1:5).

k. Tanrı’nın kişiliği vardır: Tanrı irade, duygu ve zihin gibi kişilik özelliklerine sahip olduğu için yalnızca bir “güç” değildir, bir kişi gibi ilişki kurabilir. Tanrı’nın adları O’nun kişiliğini gösterir.

3. Bu sıfatlar Tanrı’nın kendiyle, dünyayla ve insanla ilişkisini gösterir. Ayrıca bu sıfatlar birbirleriyle tam bir bütünlük içinde ve ilişkili olarak işler. Böylece, bir sıfatı diğerlerinden daha çok vurgulamak (yani adaletten çok lütuf, sevgiden çok kutsallık gibi), Kutsal Yazılarda açıklanandan başka bir “tanrıyı” tanımlamaktadır.

C. TANRI’NIN ADLARI (İbranice ve Grekçe)

1. Yahve. Bu ad, İsrail’in Tanrısının özel antlaşma adı olarak görülür. Bu ad Tanrı’nın var oluşunun kendine bağlı olduğunu ve O’nun İsrail’le ilişkisini, özellikle onların yararına gösterdiği lütuf ve merhamet veya yargı biçimindeki eylemlerini vurgular (Çık. 3:14; 34:1-6; Yas. 6:2, 4; Hoş. 12:5).

2. Elohim. ‘Güçlü Olan’ anlamına gelen bu ad, genel olarak Tanrı’yı ifade etmek üzere kullanılır. Tanrı’nın görkemini vurgulayan çoğul bir addır. Dolayısıyla, Üçlü Birlik öğretisini açıkça belirtmese bile, Tanrı’nın çoğulluğunu açıklar (örn, Yar. 1:26-27).

3. Adonay. Rab anlamındaki bu terim efendi ve uşak ilişkisini vurgular.

4. Yeni Antlaşmada ‘Teos’ ve ‘Kurios’ adları bulunur. Bunlar Elohim ve Adonay adlarıyla benzer anlamlar taşırlar.

Ç. ÜÇLÜ BİRLİK

1. Üçlü Birlik’in tanımı: Yalnızca tek Tanrı vardır ama Tanrı’nın tekliği içinde öz, varlık ve yetki açısından aynı, işlev açısından farklı, birbirine göre öncesiz ve sonrasız, eşit üç benlik vardır.

2. Üçlü Birlik öğretisinin kanıtları:

a. Eski Antlaşma’daki göstergeler:

1) Yar. 1:26 ve Yşa. 48:16 gibi ayetlerde, çoğul kişi adıllarının kullanımı (özellikle tekil bir fiille birlikte).

2) RAB’bin meleğinin, Mesih’in Eski Antlaşma’da    beden alarak görünüşü olması (Yar. 22:11-16; Çık. 3:1-6; Hak. 13:3-20).

b. Yeni Antlaşma öğretisi: Üçlü Birlik’in her üç benliği, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, Tanrı olarak adlandırılır (1Ko. 8:6; İbr. 1:8; Elç. 5:3, 4). Üçü eşit ve bir olarak      birleşmişlerdir (Mat. 28:19). Üçü de aynı sıfatlara sahiptir, sadece Tanrı’nın ait olan ayrıcalıklarını kullanır (örneğin, tapınmayı kabul etme, buyruk verme) ve Tanrı’nın görevlerini yerine getirir (yaratma, kurtarma ve koruma).

3. Bu vahyi temel alan bir öğretidir; insan aklının ötesindedir. Üçlü Birlik’e inanmadan veya onu yadsımadan önce, Tanrı’nın vahyi de dâhil olmak üzere, bütün kanıtların incelenmesini gerektir. Kanıtların gösterdiğini reddetmek mantık dışı bir yaklaşımdır. 

D. BABA

1. Baba’nın ilişkileri:

a. Yaratılışın ve bütün insanlığın Babasıdır (Yar. 1:1; Elç. 17:29).

b. İsrail’in Babası (Çık. 4:22; 19:6)

c. İsa Mesih’in Babası (Mat. 3:17)

ç. Bütün imanlıların Babası (Gal. 3:26)

2. Baba’nın belirli işleri:

a. Seçimi yapan (Ef. 1:3-6)

b. İsa Mesih’i gönderen (Yu. 17:3, 8, 18-25)

c. Çocuklarını terbiye eden (İbr. 12:5-11)

 

III. İNSAN ÖĞRETİSİ

A. İNSANIN KÖKENİ

Yaratıcı Tanrı’nın doğrudan bir eylemidir (Yar. 1:26, 27; 2:5-24; Mez. 139:13-18).

B. İNSANIN MADDESEL YANI

Yar. 2:7’de insanın fiziksel bir bedenle yaratıldığı yazılıdır. İnsanın maddesel yanı İncil’de beden, et, toprak kap gibi terimlerle belirtilir. İnanlıların bedenleri, göğe alınma zamanında çürümez bedenlerle değiştirilecektir (1Ko. 15:35-53). İmanlı olmayanların bedenleri büyük Beyaz Yargı Tahtında ateş gölüne fırlatılmak üzere dirilecektir (Va. 20:11-15).

C. İNSANIN MADDESEL OLMAYAN YANI

1. İnsanın maddesel olmayan yanı, Tanrı’nın insana “yaşam soluğunu” üflediği zaman yaratılmıştır (Yar. 2:7).

2. İnsanın bu maddesel olmayan yanı, öncelikle Tanrı’nın “benzeyişini ve sureti”ni oluşturur. Her ne kadar “Tanrı’nın benzeyişi” Kutsal Yazılarda açıkça tanımlanmadıysa da, büyük olasılıkla kişiliğin unsurlarını (ahlaksal yetkinliği olduğu kadar zihin, irade ve duyguları da) içine alır. İnsandaki bu benzeyiş, Tanrı’nın sıfatlarını yansıtmak kadar, Yaratıcı olan Kral’a bilinçli bir biçimde tapınma, boyun eğme ve O’nunla ilişki kurma yeteneğine de sahiptir.

3. İnsanın maddesel olmayan yönleri: (Aşağıdaki terimler    birbirinin yerine geçebilir.)

a. Can, kişisel yaşamı veya bireyi temsil eder.

b. Ruh, insanın Tanrı tarafından yönlendirilen yanıyla ilgilidir (Rom. 8:16).

c. Yürek zihinsel, duygusal, iradesel ve ruhsal yaşamının merkezidir (İbr. 4:12; Özd. 4:23).

ç. Düşünce, anlayışın merkezi olan yerdir. Düşünce, Düşüş’ten etkilenmiştir ama Mesih’te yenilenir ve sürekli yenilenmektedir (Ef. 4:17-25; Rom. 12:1, 2; 2Ko. 10:4, 5).

 

IV. GÜNAH ÖĞRETİSİ

A. GÜNAHIN KÖKENİ

Her ne kadar Tanrı günah işleyemez ve günah işlenmesi için ayartmazsa da (Yak. 1:13), O’nun kurtuluş tasarısı dünyanın kuruluşundan beri günahın varlığını öngörür biçimde oluşmuştur  (1Pe. 1:20; 2Ti. 1:9). İnsanla ilgili olarak günah Aden bahçesinde başlar (Yar. 3).

B. İNSANIN GÜNAHA DÜŞÜŞÜ

1. Yar. 2:16, 17’de belirtilen yasak, insanın Tanrı’nın açıklanmış isteğine uyup uymayacağının sınanmasıydı.

2. Sonuçlar: Yar. 3:14-19

a. Yılan açısından: Hem konumu hem de hareket biçimi değişmiştir.

b. Şeytan açısından: Kadının soyuna karşı düşmanlık. Bu “soyun” iki anlamı vardır.

1) Genel olarak Tanrı’ya inananlar

2) Özel olarak İsa Mesih. Dolayısıyla Yar. 3:15’te, müjdenin bir önbildirisi bulunmaktadır: Şeytan, Tanrı ve O’nun temsilcisi olan İsa Mesih’le girdiği savaşta yenilgiye uğrayacaktır.

c. Kadın açısından: Doğum yaparken çektiği sıkıntıların artması. Kocasına yönelik bir arzu duyması ve kocasının onu yönetmesi.

ç. Erkek açısından: Sıkıntıyla emek vermek ve eskisi gibi ürün vermeyecek lanetli bir toprak.

d. İnsanlık açısından: Fiziksel ölümle birlikte, Tanrı’yla ve diğer insanlarla ilişkisinin bozulması (bkz. Rom. 5:12-21).

C. GÜNAHIN TANIMI

Tanrı’nın özyapısına aykırı olan her şey günahtır (Rom. 3:23). İnsanın, benzeyişinde yaratıldığı kişiyi (Tanrı’yı) yansıtması beklenmektedir ama bunu yapan kimse yoktur (Rom. 1:18-3:20). Günah aslında bir ilkenin bozulması değil, kişiliği olan bir Yaratıcı’ya karşı başkaldırı eylemidir. İmanlılar da günah işler (1Yu. 1:8-10).       

1. Günahın sonuçları:

a. Herkes için: Günah, insanın Tanrı’yla ilişkisini bozar (Rom. 1:18-32; Yak. 1:15).

b. İmanlılar için: Günah, imanlılar topluluğunda disiplinle sonuçlanabilir (1Ko. 5). Tanrı’nın terbiyesi de disiplinin bir         parçasıdır ve imanlıyı daha da kutsallaştırır (İbr. 12:5-11).

2. Günahın çözümü:

a. İmanlı olmayanların iman yoluyla aklanması; yani, Mesih’in doğruluğu temelinde, Tanrı tarafından doğru olduklarının ilan edilmesi (Rom. 3:21-31).

b. İmanlıların ise işledikleri günahları itiraf etmeleri (1Yu. 1:9).

Ç. GÜNAHLI BENLİK

Günahlı benlik, insanın, hiçbir durumda Tanrı tarafından kabul edilmeyen günahlı eylemlerde bulunma yetisi ve eğilimidir (Yar. 6:5; Yer. 17:9; Rom. 7:7-25; Ef. 2:1-3; 4:17-19). Bu günahlı benlik, ana babadan çocuklarına aktarılır (Yar. 5:3; Mez. 51:5).

1. Günahlı benliğin durumuna “her açıdan günahlı oluş” denir. Bunun anlamı şudur:

a. Adil bir Yargıç’ın (Tanrı) önünde suçluluk

b. İnsan doğası her yönden kirlidir.

c. Tanrı’dan ayrı olma anlamındaki ruhsal ölüm

2.  Günahlı benlik sorununun çözümü:

a. Kurtuluş: Tanrı’nın kendisi, günaha kölelikten özgür kılınmamızın bedelini ödedi (Rom. 3:21-26).

b. Yeniden doğuş: Tanrı’nın suretinde, doğruluk ve kutsallık içinde, “yeni insan” olmak anlamına gelir (Ef. 4:21-24; Kol. 3:10, 11). Biz imanlılar, Tanrı’nın çocukları olarak yaşarken, günahlı benliğin isteklerine “hayır” diyerek Kutsal Ruh’un yol göstericiliğini izlemeyi seçmeliyiz (Tit. 2:10-14; Rom. 6:1-11; Gal. 5:13-26).

D. YÜKLENİLMİŞ GÜNAH

1. Yüklenilmiş günahın tanımı: Âdem’in günahının Tanrı tarafından insanlığa yasal ve hukuksal olarak sayılmasıdır (Rom. 5:12-14).

2. Bu sorunun çözümü Mesih’in doğruluğunun Tanrı tarafından bize verilmesidir (2Ko. 5:20, 21). Kutsal Kitap açısından insan yasal olarak, doğal olarak ve kendi seçimiyle günahlıdır.

E. AYARTILMANIN ÜSTESİNDEN GELME VE GÜNAHTAN KAÇINMA

Biz, imanlılar olarak Tanrı’nın Kutsal Kitap’ta açıklanan kişiliğinin ışığında yürümeliyiz (1Yu. 1:7-2:6). Bunu yalnızca, Kutsal Yazıları aydınlatan ve Kutsal Yazılara boyun eğme yetisi veren Kutsal Ruh’un gücüyle yapabiliriz (Gal. 5:13-26; Flp. 2:13).      

 

V. MESİH ÖĞRETİSİ

A. ÖNCEDEN VAR OLMASI

1. Eski Antlaşma’da belirtilmiştir (Mik. 5:2; Yşa. 9:6; RAB’bin Meleği’nin görünüşü Çık. 3:1-6).

2. Yeni Antlaşma’da açıklandı (Yu. 1:14; 8:58).

3. İsa’nın yaptıklarıyla ve İsa’nın gelişinden önceden olması gerekenlerin yerine gelmesiyle kanıtlanmıştır (örneğin, yaratılış; Kol. 1:16).

B. BEDEN ALIŞI

1. Beden alışının anlamı: Üçlü Birlik’in ikinci benliği olan Oğul Tanrı, İsa Mesih olarak insan bedenini giyindi. Hem tanrılığından bir şey kaybetmeyişi hem kusursuz insan oluşu sonsuza dek bir bedende birleşti ve bu bütünlük Mesih’in kişiliğini oluşturdu.

2. Beden alışının aracısı: Yşa. 7:14’te önceden belirtilen bakireden doğumu, Mat.1:18-25’te tamamlandı.

3. Beden alışının nedenleri:

a. İnsana Tanrı’yı sergilemek (Yu. 1:18).

b. Günahlar için kurban sağlamak (İbr. 10:1-10; 2:5-18).

c. İblis’in işlerini geçersiz kılmak ve nihayetinde yok etmek (1Yu. 3:8).

C. İNSANLIĞI

İsa’nın insanlığı aşağıdaki gerçeklerle kanıtlanır:

1. Bir kadından doğdu (Mat. 1:18; Gal. 4:4).

2. Bedeni gelişti (Luk. 2:52) ve fiziksel sınırlılıkları vardı (Yu. 4:6; 19:28).

3. Başkaları O’nun insanlığına ilişkin tanıklıkta bulundu (1Yu. 1:1-4).

4. İnsan doğasının tek sınırlılığı İsa’nın günahlı benliğe sahip olmayışıydı. İsa ne günah işledi ne de günah işleyebilirdi (Yu. 8:46; 1Yu. 3:5; 2.Ko. 5:21).

5. Soru: Eğer İsa günah işleyemiyorduysa, sınanması geçerli midir?

Yanıt: İbr. 2:18 ve 4:15 gibi ayetlerden İsa’nın sınanmasının gerçek olduğuna inanmalıyız. İsa bütünüyle insan olduğu için sınanması da bütünüyle gerçekti. Günah işleyememesi sınanmanın geçerliliğini azaltmaz. İsa’nın kusursuz Tanrı olduğu için günah işleyemeyeceğine inanırız.

Ç. TANRILIĞI

1. İsa’nın kendisi Tanrı olduğunu iddia etti (Yu. 8:58; 10:30; “Ben’im” sözleri; Yu. 6:35; 8:12; 10:10; 11:25; 15:1).

2. Başkaları O’nun Tanrı olduğunu öğretti (Yu. 1:1-18; Kol. 1:15-22; İbr. 1:1-8; Flp. 2:5-11).

3. Yaptıkları tanrılığına tanıklık eder.

a. Yarattı, yargılar ve yaşam verir (Yu. 5:17-40).

b. Evrenin sürekliliğini sağlar (İbr. 1:3; Kol. 1:17).

c. Ölüleri diriltti (Yu. 11).

ç. Doğa ve cinler üzerinde mucizeler yaptı (Mat. 8, 9).

d. İnsanların ve hatta meleklerin bile kendine tapınmasını kabul etti (İbr. 1:9-14; Mat. 14:33).

D. ÖLÜMÜ

1. İsa’nın ölümünün önemi:

a. Eski Antlaşma peygamberliklerinin temel gerçeklerinden biridir (Luk. 24:27, 44).

b. Yeni Antlaşma’da en az 175 kez anıldı

c. Beden almasının temel amacı buydu (Mar. 10:44; İbr. 2:14).

ç. Müjdenin özü budur (1Ko. 15:1-3).

2. Mesih’in ölümünün ana teması ‘başkalarının yerine geçmek’tir.  Musa’nın kurban yasalarında öz olarak öğretilmiştir (Lev. 1-7). ‘Başkalarının yerine geçme’ Mesih’in ölümünde bütünüyle gerçekleşmiştir. İsa’nın ölümü, insanların kendi günahları için vermeleri gereken karşılığın yerine verilen, sınırsız değeri olan karşılıktır (Yşa. 53:4-6; Gal. 3:13; 2Ko. 5:21; 1Pe. 2:24).

E. DİRİLİŞİ

1. Diriliş gerçeği:

a. Mezarın boş ve gömülmesinde kullanılan bezlerin hala bedenine sarılı olduğu biçimde bulunması

b. Göründüğü kişiler

1) Mecdelli Meryem (Yu. 20:11-17)

2) Diğer kadınlar (Mat. 28:9,10)

3) Petrus (1Ko. 15:5)

4) Emmaus yolundaki öğrenciler (Luk. 24:13-35)

5) On öğrenci (Luk. 24:36-43)

6) On bir öğrenci (Yu. 20:26-29)

7) Celile’de yedi öğrenci (Yu. 21:1-23)

8) Beş yüzden çok kişi (1Ko. 15:6)

9) Göğe yükseldiği zaman on bir öğrenci (Mat. 28:16-        20)

10) Pavlus (Elç. 9)

c. Mesih’in öğrencileri, O’nun ölümünden sonra korkulu bir grupken, dirilmiş İsa’yı gördükten sonra O’nun dirilişine yüreklilikle tanıklık eder hale geldiler. Özellikle Elçi Pavlus’ta dikkate değer bir değişim görüldü; Mesih’in amansız bir düşmanıyken, Mesih’e imanı yüzünden ölen bir adam oldu.

2. Mesih’in diriliş bedeni gerçek ve gözle görülen belirgin bir bedendi (Yu. 20:20, 25-29). Bununla birlikte, 1Ko. 15:35-49’da bedensel sınırlılıklarından kurtulduğunu öğreniyoruz.                                  

F. GÖĞE YÜKSELİŞİ

Mesih’in göğe yükselişinin anlamı şunlardır:

1. O’nun sınırlılık döneminin sonunu belirtir (Elç. 1:9-11).

2. Mesih’in her şeyin üzerine, Baba’nın sağ yanına yükseldiği zamandır (Ef. 1:20-23).

3. Başkâhinlik hizmeti bu sırada başladı (İbr. 4:14-16; 6:19-20). 

G. ŞİMDİKİ HİZMETİ

1. Gökte Mesih’in şimdiki hizmeti, O’nun aracılık edişiyle ilgilidir. Öncelikli hizmeti, imanlılar için Başkâhin olarak (İbr. 7:1-28) şunları yapmaktır:

a. Tanrı’nın önünde kabul edilmelerini kesinleştirmek,

b. Tanrı’nın yardımına ve imanlıların dualarına aracılık etmek,

c. Onlar için yakarmak.

2. İsa, imanlılar topluluğu olan bedenin başıdır (Ef. 1:20-23; Kol. 1:18).

 

VI. KURTULUŞ ÖĞRETİSİ

A. SEÇİM

Bu öğreti Kutsal Yazılarda öğretilmiştir (Rom. 8:28-30; 9:1-29; Ef. 1:11). Seçim, Tanrı’nın zamanın öncesinde bağımsız ve koşulsuz olarak kurtaracağı kişileri belirlemesidir. Koşulsuzdur, çünkü Tanrı istediği her şeyi yapabilir ve seçim insanların işlerine bağlı değildir (Rom. 9:1-29). Bu seçim, Tanrı’nın “Mesih’teki” kişilere ilişkin önbilgisiyle (1Pe. 1:2) ve O’nun bu kişilerin tam olarak yüceltilmesini sağlamak için gerekli her şeyi yapmasıyla ilgilidir (Rom. 8:28-30). Kutsal Yazılarda kimsenin gelecekte mahvolacağı biçiminde bir kader belirlemesi yoktur.

B. MESİH’İN ÖLÜMÜ

Mesih’in ölümü, Kutsal Yazılarda Mesih’in çarmıhta ödediği nesnel barıştırmayı açıklayan üç terimle tanımlanır.

1. Satın alma: Hem eylem hem de bedel ödeme açısından, başkasına ait bir şeyi almayı vurgulayan bir ekonomi terimidir. Bu             kavram insanları günahın köleliğinden ve bunun sonuçlarından özgür kılmasını anlatır (1Ti. 2:6; Mat. 20:28; Gal. 3:13; Rom. 3:24-25).

2. Barıştırma: Tanrı’ya karşı düşman ve isyankâr olan insanı, Tanrı tarafından kurtarılabilır hale getirmektir (Rom. 5:6-11; 2Ko. 5:18-21; Kol. 1:22-23).

3. Gazabını dindirme: Mesih’in kurban olarak ölümü, Tanrı’nın bütün dünyanın günahları karşısındaki gazabını yatıştırmak için Tanrı’ya sunulmuş bir armağandır (1Yu. 2:2; Rom. 3:25).

4. Bunlara ek olarak Mesih’in ölümünün daha başka olumlu sonuçları da vardır:

a. Günahlı benliğin yargılanması (Rom. 6)

b. Geçmişteki (Rom. 3:25) ve gelecekteki günahların (1Yu. 1:5-2:2) bağışlanması için bir temel oluşturmak.

5. Bu barıştırma nesneldir ve tamamlanmıştır. Barıştırmayı kabul etmek yeniden doğuş, aklanma gibi başka bereketleri de beraberinde getirir; bunlar, kişi inandığı zaman gerçekleşir.

C. MESİH’İN ÖLÜMÜ ESKİ ANTLAŞMA’DA ÖRNEKLENMİŞTİR

1. Barıştırma için gereken kurban Levililere ilişkin düzende öğretilmiştir (Lev. 1, 3-5). Bu sunular, yalnız gelecek için bir “örnek ders” oluşturmuyordu, İsrail üzerinde ulusal ve yasal etkileri de vardı. İbr. 10:1-4’te öğretildiği gibi, bu sunularla günahlar sonsuza dek aklanmıyordu.

2. Kurban sunusu düzeni haricinde Fısıh Bayramı (Çık. 12 ile 1Ko. 5:7) ve Günahları Bağışlatma Günü (Lev. 16 ile 2Ko. 5:18-21) de başkalarının yerine ölme örnekleridir.

Ç. BARIŞTIRMANIN KAPSAMI

Mesih yalnızca seçilmişler için mi, yoksa bütün insanlar için mi öldü? Barıştırma ve barıştırma öğretisinin üç terimi (satın almak, 2Pe. 2:1; barıştırmak, 2Ko. 5:18-21; gazabını yatıştırmak, 1Yu. 2:21), seçilmişler haricindeki insanlar için de geçerli olduğundan dolayı sınırsız düşünülmüştür. Tanımında “bütün” ve “dünya” gibi evrensel terimlerin kullanılması ve kurtuluş sağlayan sununun evrensel olması, barıştırmanın evrensel olduğunu gösterir. Mesih’in ölümü, bütün insanlarca işlenmiş ve işlenecek günahlar için sınırsız bir etkiye sahiptir. Barıştırmanın beraberinde gelen kutsamalara sadece imanlılar kavuşur (1Ti. 4:10; 2Ko. 5:14, 15).

D. SONSUZ GÜVENLİK

“Gerçekten kurtuldum mu?” sorusuna verilen güvenceden ayrıdır. Güvenlik, “Kurtuluşumu yitirebilir miyim?” sorusunu yanıtlar. Kutsal Yazılar bize kurtuluşumuzun kesin olduğunu söyler. Gerçek imanlılar ne bütünüyle ne de sonuç olarak imanlarını yitireceklerdir.                       

1. Rom. 5:12-21 ve 8:31-39 gibi parçalar bu bakış açısını destekler. Ayrıca Yu. 5:24 ve 10:28-30 gibi ayetler Mesih’ten gelecek kutsanmaya ilişkin güvence verir; bizi bu durumdan hiçbir şey ayıramaz.

2. Kurtuluşumuzun güvencesinin diğer temelleri:

a. Tanrı’nın seçme işi

b. Mesih’in kurtuluşun temelini ve başkahin aracılığını sağlayan işi

c. Kutsal Ruh’un mühürleme, vaftiz ve yüreklerde konut kurma işi

3. Kurtuluş yitirilebilseydi eylemlere dayanıyor olurdu, ayrıca ya başlangıçta kazanılmış ya da geçerli olması sağlanabilir olurdu.

4. Kurtuluşun sonsuz güvenliğiyle ilgili tartışmalı noktalar:

a. Yorum (yani Kutsal Kitap’ın içeriği), tanrıbilimden daha yüksek bir yetkiye sahiptir ama tanrıbilim yorumda rol oynar. Kutsal Yazıları her şeyden bağımsız olarak yorumlamayız. Çok az sayıdaki tartışmalı noktaları açıklamaya çalışırken, açık gerçeklerden oluşan, koca bir yapıyı reddetmek de yöntembilimsel açıdan yanlıştır.

b. “Kurtuluşun yitirilebileceğini” belirtiyor gibi görünen ayetlerin çoğu için başka açıklama yapmak mümkündür. Örneğin;

1) Yürekten inanmayla ilgili ayetler (İbr. 6:4-9)

2) Kurtuluşla değil, Mesih’in yargı kürsüsüyle ilgili ayetler (1Ko. 3:11; 2Yu. 8)

3) İyi işlerin, gerçek imanın gerekli sonucu olmasıyla ilgili ayetler (Yak. 2:14-26)

4) Sahte öğretmenlerle ilgili ayetler (2Pe. 2)

E. KURTULUŞUN KUTSAMALARI

İmanlının yalnızca Mesih’e güvenmesi sonucunda kavuşacağı birçok kutsama vardır. Birey İsa’ya güvenir güvenmez bütün bunlar yaşamında gerçekleşir, yani imanlının eylemlerine bağlı değildir. Bunlardan bazıları:

1. Bütün günahların bağışlanması: Suçların ortadan kaldırılması (Ef. 1:7; 1Yu. 1:9)

2. Aklanma: Tümüyle ‘doğru’ ilan edilmek, Tanrı tarafından kabul edilebilir olmak (Gal. 2:11-21; 3:6-21; Rom. 3:21-31; 4:3-5)

3. Tanrı’nın çocuğu olmak (Yu. 1:12)

4. Tanrı’nın Egemenliği’nin üyesi olmak (Yu. 3:3-5)

5. Göksel yurttaşlık (Flp. 1:27; 3:20, 21)

6. Tanrı’nın önüne çıkabilmek (İbr. 4:14-16)

7. O’nda tamamlanmak: Başka hiçbir ruhsal gereksinimin    kalmayışı (Ef. 1:3-14; Kol. 2:8-10)

8. Kral’ın kâhinliğine ortak olmak (1Pe. 2:4-11)

9. Yasa’dan özgür olmak: Tanrı’nın katında kabul edilebilmek için özgür kılınmak (Gal. 3:22-4:7; 5:2-6)

10. Evlat edinilmek: Mesih’in mirasçısı durumuna gelmek, göksel ailenin haklarına sahip olmak (Rom. 8:12-16; Gal. 4:1-7)

11. Tanrı’ya yakın olmak (Ef. 2:11-22)

12. Bir miras kazanmak (1Pe. 1:3-5; Ef. 1:14, 18; İbr. 9:15)

13. Yüceltilmek (Rom. 8:28-30)

14. Mesih’le özdeşleşmek; deneyimlenen, gerçek ve ruhsal bir özdeşleşme (Rom. 6:1-14; Ef. 1:3-14; Kol. 1:24-27)

F. KURTULUŞ İÇİN KOŞULLAR

1. Kurtuluş sadece ve sadece İsa Mesih’e iman koşuluna dayanır. Mesih’e iman veya inanmak, Yeni Antlaşma’da yaklaşık iki yüz kere tek koşul olarak belirtilmiştir (Yu. 1:12; Elç. 16:31; Gal. 2:16). Birey günahlarından bağışlanmak için yalnız Mesih’e güvenmelidir.

2. İman koşuluna ek olarak öne sürülen yanlış koşullar:

a. “Mesih’in Rabliğine tümüyle boyun eğmelisin”          (Rom. 10:9). Ayetin yanlış yorumlanması söz konusudur. ‘Rab’ kavramı bu ayette şöyle tanımlanır: Mesih yetkili bir Kurtarıcı olabilmek için Tanrı anlamında Rab olmalıdır. Mesih’in, bireyin yaşamı üzerindeki kişisel egemenliği, kurtuluş için bir koşul değildir. Bu yine de kurtuluşun bir          sonucu olmalı ve her imanlıdan bu boyun eğme beklenmelidir.

b. “Vaftiz olmalısın.” Vaftiz, bireyin kurtuluşuna ilişkin gözle görünür bir tanıklıktır, kurtuluş için ön koşul değildir.

c. “Tövbe etmelisin.” Tövbe etmek, eğer imanla eşanlamlı anlaşılıyorsa, kurtuluş için geçerli bir koşuldur. Eğer aklanmak için gereken ayrı bir adım olarak görülüyorsa, bu yanlıştır.

 

VII. KUTSAL RUH ÖĞRETİSİ

A. KUTSAL RUH’UN TANRILIĞI

1. Ruh tanrısal sıfatlara sahiptir:

a. Her şeyi bilen (1Ko. 2:10-11)

b. Her yerde bulunan (Mez. 139:7)

c. Bilge (Yşa. 40:13)

2. Yaptıklarıyla kanıtlanır:

a. Yaratma, düzenin korunması ve yaşam verme (Mez. 33:6; 104:30; Yar. 1:2)

b. Gelecek yargı, günah, doğruluğu açığa çıkarıp suçlama, yeniden doğuşu sağlama ve kutsallaştırma (Yu. 16:8-11; 3:5,6; 2Se. 2:13)

c. Kutsal Yazıları esinleme (2Pe. 1:21)

3. O’nun Tanrı’yla bir oluşuyla kanıtlanır: Ruh, Üçlü Birlik’in diğer benlikleriyle eşit olarak birleşmiştir (Mat. 28:19). 

B. KUTSAL RUH’UN KURTULUŞTAKİ ROLÜ

1. İnsanın suçluluğu ortaya çıkarmak (Yu. 16:8-11)

a. Mesih Kurtarıcı olarak kabul edilse de edilmese de, müjdenin gerçek olarak görünebilmesi için müjdeyi kurtulmamış insanların önünde açığa çıkarır.

b. Hangi yönlerden:

1) İnsanın, Mesih’in kişiliği ve O’nun vaatleri konusunda inançsız olması.

2) Mesih dirildikten sonra Baba’nın yanına yükselerek, doğruluğunu kanıtlamıştır (örn. Mat. 5-7). Bu, insanın doğruluğunun Tanrı’dan ödül almak için yetersiz olduğunu da gösterir.

3) Şeytan yargılanmıştır. Buna bağlı olarak hem kötülüğün düzeninin bir gün sona ereceğini hem de Mesih’e inanmayan dünyanın kesin olarak yargılanacağını biliriz.

c. Kutsal Ruh’un yüreklerdeki suçluluğu açığa çıkarmasında, imanlıların sürekli dua etmeleriyle birlikte      Müjde’nin bağlılıkla duyurulması önemli rol oynar (2Ko. 2:14-17; Ef. 5:11, 13; Tit. 1:9, 13).

2. Yeniden doğuşu sağlamak:

a. Kutsal Ruh imanlıya sonsuz yaşam verir (Yu. 3:5-6; Tit.3:5).

b. Birey iman ettiği anda Kutsal Ruh’u alarak yeniden doğar; bu bir süreç veya deneyime dayalı değildir ancak birey yeniden doğuşunun beraberinde getirdiklerini deneyimleyebilir.

c. Yeniden doğuş, bireyde yeni bir yaşam ve doğa yaratır (2Ko. 5:17).

3. Konut kurmak:

a. Ruh bütün gerçek imanlıların içinde konut kurar (Rom. 8:9).

b. Soru: Ruh bazı imanlıların içinde yalnızca geçici olarak mı bulunuyordu?

Yanıt: Kutsal Ruh Eski Antlaşma döneminde hizmet, savaş, yargı vs. için belirli kişilerde geçici olarak konut kurmuştur (Çık. 31:3; 35:31; Hak. 3:10; 6:34; 11:29). Ama Pentikost’tan beri Ruh imanlıların içinde kalıcı olarak konut kurmaktadır (Rom. 8:9).

4. Vaftiz:

a. Kutsal Ruh’la vaftiz, imanlıyı imanlılar topluluğuna ait kılar ve Tanrı’nın gerçek bir oğlu olarak Kurtarıcı’yla özdeşleştirir.

b. Bu, Mesih’e iman eden herkes için geçerlidir (1Ko. 12:13; Gal. 3:26, 27).

5. Mühürlemek:

a. Kutsal Ruh, imanlının bir güvencesi, imanlının içinde yer alacağı göksel yaşamın doğruluğunu kanıtlayan bir işaret ve imanlının sahibinin Tanrı oluşunun bir belirtisidir.

b. Mühür her ne kadar Baba tarafından yapılsa da, Ruh’un kendisidir (2Ko. 1:22; Ef. 1:13; 4:30).

C. RUH’UN ARMAĞANLARI

1. Ruhsal armağan, Mesih’in bedeninde olanların bir bedenin üyeleri olarak hizmet etmeleri için Tanrı’nın verdiği yetenektir. Ruhsal armağanla donatılmış olmak, kullanılması gereken araçları önemsiz kılmaz; yine Kutsal Kitap üzerinde çalışılmalı, dua edilmeli, dersler veya vaazlar için hazırlıklar yapılmalıdır. Kutsal Yazılarda armağanların listeleri Romalılar 12:6-8; 1. Korintliler 12:8-10, 28-30 ve Efesliler 4:11’de bulunur.

2. Ruhsal armağanların dağıtılışı:

a. Ruh armağanları kendi isteğine göre dağıtır (1Ko. 12:11). Her imanlı bunlardan bazılarına sahiptir, kimse hepsine birden sahip olamaz (1Pe. 4:10; 1Ko. 12:28, 29).

b. Bazı armağanlar imanlılar topluluğunun kuruluşuyla ilişkilidir (Ef. 2:20; 3:5). Belirti armağanları, göksel vahyin doğrulaması için kilisenin ilk kuşağı döneminde görülmüştür, ancak ondan sonra verilmemiştir (İbr. 2:3, 4; 2Ko. 12:12).

3. Armağanlar kullanılarak geliştirilebilir. Dolayısıyla ihmal de edilebilirler (2Ti. 1:1-8).

Ç. RUH’LA DOLU OLMAK

1. Ruh’la dolu olmak, Ruh’un denetimi altında yaşamaktır (Ef. 5:18).

2. Koşulları:

a. Ruh’u söndürmemek veya kederlendirmemek: Yaşamınızda itiraf etmediğiniz hiçbir günahınızın olmaması gerekir (Ef. 4:30; 1Se. 5:19).

b. Ruh’la yürümek: O’nun lütfu aracılığıyla tutarlı bir biçimde Kutsal Yazıların sunduğu yolu seçmek gerekir (Gal. 5:13-16).

3. Ruh’la dolu olmanın sonuçları: şükran duyan, övgüler sunan, ilahiler söyleyen ve boyun eğen bir ruhla dolu bir yürektir (Ef. 5:19).

D. RUH’UN DİĞER HİZMETLERİ

1. Öğretmek ve aydınlatmak (1Yu. 2:20, 27)

2. Yol göstericilik (Rom. 8:14)

3. Güvence vermek (Rom. 8:16)

4. Yalvarmak (Rom. 8:26)

 

VIII. İMANLILAR TOPLULUĞU

A. İMANLILAR TOPLULUĞUNUN ANLAMI

1. Mesih ‘baş’ olmak üzere, Mesih’in bedeni olan imanlılar topluluğu, yani kilise, Pentikost’tan itibaren göğe alınana kadar yaşamış ve yaşayacak bütün yeniden doğmuş insanlardan meydana gelen oluşumdur.

2. Yerel imanlılar topluluğu, yeniden doğmuş, vaftiz olmuş ve Tanrı’nın isteklerini yerine getirmek için belli bir düzen içinde belirli bir yerde bir araya gelen imanlılar grubunun oluşturduğu bedendir.

B. YEREL İNANLILAR TOPLULUĞU

1. Topluluk düzeni (İbr. 13:7, 17)

a. Gözetmenler, Yeni Antlaşma’da üç değişik adla tanımlanmıştır. Taşıdıkları adlar görevlerinin değişik işlevlerini vurgular:

1) İhtiyar, önderliği vurgular (1Ti. 5:17; 1Pe. 5:14).

2) Gözetmen, bakım ve gözetimi vurgular (Elç. 20:28).

3) Çoban, gütme işlevini vurgular (Elç. 20:28).

b. Bir yerel toplulukta çok sayıda bulunması, Yeni Antlaşma’da çoğunlukla uygulanan biçim olarak görülmektedir.

c. Gözetmenlerin sorumlulukları:

1) Gözetmek (1Ti. 3:1),

2) Yönetmek (1Ti. 5:17),

3) Doğru öğretişi korumak (Tit. 1:9).

ç. Bir gözetmende gereken nitelikler öncelikle ruhsaldır, yani insani yeteneklere bağlı değildir ve 1. Timoteos 3:1-6 ile Titus 1:7-9’da sıralanmıştır. Atanma uygulaması 1. Timoteos 4:14 ve Titus 1:5’te görülür.

d. Yardımcılar

1) İmanlılar topluluğu içinde hizmet eden görevli bir gruptur.

2) Nitelikleri 1. Timoteos 3:8-10 ve 12-13’te sıralanmıştır.

3) Bazı kişiler Pavlus’un 1. Timoteos 3:11’de saydığı niteliklerle birlikte, Romalılar 16:1, 2’de Fibi’nin ‘salık verilişi’ni, kadın yardımcıların da bu hizmetlerde yer aldığına dayanak olarak gösterirler.

2. Mesih'in göğe yükselmeden önce buyurduğu iki tören vardır. İkisi de büyük önem taşır ama katılımcıların kurtuluşlarını bir kere daha sağlamaz.

a. Rab’bin Sofrası, Rab’bin ölümünü anmak için yapılır (1Ko. 11:17-34). Mesih’in ölümü, dirilişi ve ikinci gelişi Sofra’nın paylaşımı aracılığıyla “açıklandığı” için paylaşım tam bir saygıyla uygulanmalıdır.

b. Yeni Antlaşma’daki su vaftizi, hem Mesih’le hem de Mesih’in topluluğuyla birleşmenin insanlar önünde açıklanmasıdır ve yalnız imanlılar içindir. İlk dönem imanlılar topluluğu, yöntem olarak bütün bedeni suya daldırarak vaftiz etmişlerdir. Yeni Antlaşma’da bütün örnekler yöntem olarak suya daldırmayı onaylar.

3. Yetki gözetmenlerde bulunur ve topluluğun görevi gözetmene boyun eğmektir (İbr. 13:7, 17). Ne var ki, nihai yetki Yeni Antlaşma’da olduğu için bu boyun eğiş mutlak, gözü kapalı değildir, çünkü topluluğun yanlış öğretişlere, sahte öğretmenlere ve önderlere karşı uyanık olması ve bunları reddetmesi beklenmektedir (örn, 1Ti. ve Va. 2, 3).

C. EVRENSEL İMANLILAR TOPLULUĞU

1. Var olması Koloseliler 1:18; Matta 16:18 ve Efesliler 3:10 ayetlerinde görülür.

2. İmanlılar topluluğunun kurucusu Mesih’tir. Başı, köşetaşı ve Pentikost Günü’nde Kutsal Ruh’u gönderen O’dur.

3. İmanlılar topluluğu dönemi Pentikost’ta Kutsal Ruh’un yaptığı ilk vaftizle başlamıştır (Elç. 1:5; 11:15).

4. İmanlılar topluluğu dönemi, imanlılar göğe alındığı zaman sona erecektir (1Se. 4:13-5:11; Va. 3:10).

 

IX. MELEKLER, ŞEYTAN VE CİNLER ÖĞRETİSİ

A. MELEKLER

1. Meleklerin doğası:

a. Melekler ruhtur (İbr. 1:14).

b. Yaratılmış varlıklardır (Mez. 148:2-5).

2. Meleklerin hizmeti:

a. İmanlılarla ilgili olarak:

1) Yardım (İbr. 1:14)

2) Dualara yanıt verilmesine aracı (Elç. 12:7; Dan. 10:4-14)

b. Uluslarla ilgili olarak:

1) Başmelek Mikail özellikle İsrail’le bağlantılıdır (Dan. 12:1). Melek Cebrail, özellikle Tanrı’nın Egemenliği’nin tamamlanmasını bildirmekle ilgili durumlarda görünür (Luk. 1:26-38).

2) Melekler Tanrı’nın kararlarını uygulayanlardır (Dan. 10:21; bütün Vahiy kitabı).

3) Büyük Sıkıntı döneminde yargıyı yerine getireceklerdir (Va. 8, 9, 16).

c. İmanlı olmayanlarla ilgili olarak: Gelecek yargıyı duyururlar (Yar. 19:13; Va. 14:6-7).

B. ŞEYTAN

1. Kutsal Yazılar’da Şeytan’a verilen çeşitli adlar onun doğasını ve kişiliğini tanımlar:

a. Katil (Yu. 8:44)

b. Suçlayıcı (Va. 12:10)

c. Büyük düşman (1Pe. 5:8)

ç. Yalancı (Yu. 8:44; Şeytan’ın yaptıklarının en açık tanımı         budur.)

2. Şeytan’ın egemenlik alanı:

a. Şeytan bu dünyanın ve dünya sistemlerinin ilahı veya yöneticisi olarak adlandırılmıştır (2Ko. 4:4; Ef. 2:2).

b. Tanrı karşısında gücü açıkça sınırlı olan bir yaratıktır (Eyü 1, 2). Buna ek olarak, Tanrı’nın sıfatlarını paylaşmaz (örneğin, her şeyi bilen değildir).

3. Şeytan’ın yaptıkları:

a. Uluslarla ilgili olarak:

1) Onları aldatır (Va. 20:3).

2) Armagedon Savaşı için onları bir araya getirecektir (Va. 16:13-14).

b. İmanlı olmayanlarla ilgili olarak:

1) Zihinlerini kör eder (2Ko. 4:4).

2) Tanrı’nın sözlerini yüreklerinden kapar götürür (Luk. 8:12).

3) Tanrı’nın yaptıklarına karşı çıkmaları için onları kullanır (Mat. 16:21-33).

c. İmanlılarla ilgili olarak:

1) Tanrı’nın önünde onları suçlar ve onlara iftira atar (Va. 12:10; Zek. 3:1, 2).

2) İmanlıların işlerini engeller (1Se. 2:18).

3) Ahlaksızlık için ayartır (1Ko. 7:5).

4) Sıkıntıları körükler (Va. 2:10).

ç. Kısacası Şeytan, Tanrı’nın amaçlarına karşı durur. Günahı iyi, doğal ve uygun göstermeye çalışır. İnsanları aldatabilmek için “Işık meleği” olarak görünebilir (2Ko. 11:3, 13-15).

4. İmanlı Şeytan’a karşı savunmada şunları yapmalıdır:

a. Mesih’in şimdiki aracılığının yetkisini kabul etmelidir (Yu. 17:15).

b. Uyanık olmalıdır (1Pe. 5:8).

c. Tanrı’nın sağladığı bütün silahları kullanmalıdır (Ef. 6:10-18).

ç. Şeytan’a karşı koymalıdır (Yak. 4:7).

d. Ayrıca Tanrı’nın iyi amaçlar için Şeytan’ı kullanabileceğinin farkında olmalıdır (örn, Pavlus’un bedenindeki diken, 2Ko. 12:7; Eyüp’e daha açık bir Tanrı bilgisi getiren deneyimi, Eyü. 1, 2; 42:1-6).

e. Not: İmanlı Şeytan’ı azarlayan sözler söyleme konusunda ihtiyatlı olmalıdır (Yah. 8-9). Müjdelemede en çok karşılaştığımız, ruhsal savaşta kullanılan en büyük silah, Tanrı sözünün gerçek olduğuna imandır. Bu iman, derinlemesine düşünmekle ve tutarlı boyun eğmekle güçlendirilebilir.

5. Şeytan yargılanmıştır:

a. Özgün olarak cennetten kovuluşunda (Hez. 28:16)

b. Aden bahçesinde (Yar. 3:14, 15)

c. Mesih’in çarmıhında (Yu. 12:31; Kol. 2:14, 15; İbr. 2:14. Bu diğerlerine temel olan ana yargıdır.)

ç. Gelecek ve son yargıda yine cennetten kovulacaktır:

1) Sıkıntı dönemi sırasında (Va. 12:13).

2) Bin yıllık egemenliğin başlangıcında tutulup, bağlanacaktır (Va. 20:2).

3) Büyük Beyaz Taht yargısında ateş gölüne atılacaktır (Va. 20:11-15).

6. Cinler

a. Cinlerin kökeni: Cinler Şeytan’la birlikte düşmüş melekler olabilir. Kötülüklerini özgürce uygulayanlar ve hapsedilmişler olarak iki grup olduğu görülmektedir (2Pe. 2:4).

b. Cinler neler yapar: Genel olarak Şeytan’ın etkinlik alanını genişletirler (Ef. 6:11, 12). Özellikle aşağıdakilerle ilgilenirler:

1) Yanlış öğreti yayılmasını sağlarlar (1Ti. 4:1-2).

2) Hastalık verirler (Mat. 9:33).

3) İmanlı olmayanları ele geçirirler (Mar. 5:1-20; Mat. 8:16, 28, 33). Kutsal Yazılarda bir imanlının cinler tarafından ele geçirildiğine ilişkin hiçbir örnek yoktur. Kutsal Ruh’un imanlının içinde konut kurması, imanlının cinlerin eline geçmesine engel olur.

4) Ulusları aldatırlar (Va. 16:14).

 

X. GELECEK OLAYLAR ÖĞRETİSİ

A. MESİH’İN İKİNCİ GELİŞİ

Gelecekte olacaklar Kutsal Yazılarda aşağıdaki gibi açıklanmıştır:

1. İmanlılar topluluğu çağı, Büyük Sıkıntı döneminin başlangıcında sona erer. Göğe alınma, Büyük Sıkıntı döneminden önce gerçekleşir (Va. 3:10).

2. Sıkıntı dönemi Tanrı’nın yedi yıllık yargısıdır (Yer. 30:7;     Va. 6-19).

3. Sıkıntı döneminden sonra Mesih dünyaya döner ve Kutsal Kitap’taki antlaşmaların tamamlanacağı bin yıl süresince Kudüs’te hüküm sürer (Yşa. 24-27; Zek. 14; Yer. 31:31-33; Hez. 40-48).

4. Kurtulmayanlar dirilir ve yargılanır; sonra sonsuz durumlar (cennet ve cehennem) izler (Va. 20:11-22:21).

B. GÖĞE ALINMA

1. Mesih, Büyük Sıkıntı döneminden önce görünecek ve imanlılar topluluğu çağının bütün kutsallarını kendisiyle birlikte göğe alacaktır.

2. Göğe alınmayla ilgili kanıtlar:

a. Bu olay aniden olacaktır. Bu önemlidir, çünkü her ne kadar Mesih tarafından ikinci gelişiyle ilgili belirtiler bildirilmişse de, Pavlus’un mektupların hiçbiri göğe alınmadan önceki belirtileri ne bildirir ne de imanlıya bu belirtileri beklemelerini söyler. İmanlılara sadece “hazır olmaları” söylenmiştir (örn, 1Se. 4:13-5:11).

b. Gelecekteki Sıkıntı döneminden kurtarılma vaadi (1Se. 5:1-11; Va. 3:10)

c. Sıkıntı döneminin özelliği, Tanrı’nın, dünya ve İsrail üzerine arındırıcı gazabını dökmesidir (Va. 6-19; Yer. 30:7; Dan. 9:24-27).

ç. Mesih Karşıtı’nın ortaya çıkmasından önce Engelleyici’nin ortadan kaldırılması (2Se. 2:6, 7)

3. Mesih’in yeniden (göklerden) gelişini, ölü imanlıların dirilişini ve daha sonra imanlılar topluluğu çağına ait bütün imanlılarının göğe “alınıp götürülmesi”ni ve bedenlerinin hemen Mesih’in benzeyişinde değiştirilmesini içerir    (1Se. 4:13-18; 1Ko. 15:51-56).

C. SIKINTI DÖNEMİ

1. “Yakup’un sıkıntı zamanı” (Yer. 30:7) ve Daniel’in yetmişinci haftasıdır (Dan. 9:24-27)

2. Yedi yıl sürer ve üç buçuk yıllık iki eşit süreye bölünmüştür.         İkincisine Büyük Sıkıntı denir (Va. 6-11 ve 12-19 ayetlerinde iki dönem tanımlanır).

3. Belirleyici özellikleri şunlardır:

a. İsrail’in eziyet çekmesi ve temizlenmesi (Sefanya kitabı; Va. 12:7; Zek. 12)

b. Dünyanın yargılanması (Va. 6-17’deki mühürler, borazanlar ve taslar)

c. Mesih Karşıtı’nın yükselişi ve yönetimi (Va. 13; 2Se. 2:1-12; Dan. 7:15-28)

4. Büyük Sıkıntı, Mesih’e karşı ordu oluşturacak dünya güçlerine karşı zafer kazanmak için Mesih’in dünyaya döndüğü zaman gerçekleşecek Armagedon savaşıyla sona erecektir (Va. 19:11-21; Yoe. 3).

Ç. BİN YILLIK EGEMENLİK

1. Bin yıl egemenlik İsa’nın yeryüzüne ikinci gelişiyle başlayacaktır (Va. 19, 20).

2. Davut’la, İbrahim’le yapılan antlaşmaların ve Yeni Antlaşma’nın tamamlanması için Mesih’in Kudüs’te bin yıllık egemenlik sürmesidir (2Sa. 7; Yar.15; Yer. 31; Zek. 13-14; Yşa. 2; 34-35; 60; 65-66).

3. Mesih esenlik, adalet ve yücelik içinde egemenlik sürecektir (Yşa. 11:2-5).

4. Şeytan bu süre boyunca bağlı kalacaktır. Bin yıldan sonra ulusları aldatması için serbest bırakılacak (Va. 20:1-10), bundan sonra son olarak yenilecek ve ateş gölüne atılacaktır.

D. YARGILAR

1. Mesih’in yargı kürsüsü, imanlıların göğe alınmalarından sonra olacaktır. İmanlılar kendi eylem ve hizmetlerıne göre yargılanacaklardır (2Ko. 5:10; 1Ko. 3:11-15).

2. Ulusların ve İsrail’in yargılanması Büyük Sıkıntı’dan sonra Mesih’in ikinci gelişinde olacaktır.

a. İsrail, İsa’yı Mesih olarak benimseyip benimsememesine göre yargılanacaktır (Zek. 13; Hez. 20:37, 38).

b. Uluslar, Sıkıntı süresince Mesih’in kardeşlerine, yani Yahudilere davranışlarına göre yargılanacaklardır (Mat. 25:31-46).

3. Kurtulmamış ölüler, büyük beyaz tahtta Mesih’i reddetmelerine göre yargılanacaklardır (Va. 20:11-15). İmanlı olmayanlara kendi yaptıkları, hem sonsuz ölüm cezasına çarptırılmalarına layık olduğunu hem de kurtarılmaları açısından yetersizliğinin anlaşılması için gösterilecek. Hepsi, Mesih’i bizzat reddettikleri için        sonsuza dek yanacak ateş gölüne atılacaklar.

E. DİRİLİŞLER

1. Birinci diriliş (Doğrular): Mesih bin yıllık krallığı kurmak üzere yeniden geldiği zaman, Sıkıntı döneminde kurtulanlar ve imanlılar topluluğu çağından önce kurtulanlar dirilecektir (Va. 20:5; Dan. 12:1-3; Yşa. 26:19).

2. Son diriliş (Doğru olmayanlar): İmanlı olmayanlar büyük beyaz tahtta yargılanmak için dirilecektir (Va. 20:11-15).